Arpeggi dinlerken, şarkı bana birilerinin peşinden nereye kadar gidebilirim sorusuna karşılık sınırlarımı gösterirken, tam da o sınırda duruyor olduğumu anladım.
Bu şu demek oluyor: Artık bir adım daha atacak kadar yerim yok. Önümde bir duvar -duvarın ardındakileri hayalgücüm tahayyül edemiyor bile, bekliyorum; duruyorum. Hala eksikliğini hissettiğim şeyleri buraya kadar gelip de bulamamak, onlara yolda bir yerlerde rastlayamamış olmak kötü hissettirse de en azından nerede olduğumu biliyorum. Sınırdayım ve her an bir sınır operasyonu düzenleyip, beni bu noktaya sürükleyen şeyi yokedebilirim. Hem "Why should i stay here?" değil mi? Tıpkı şarkıdaki gibi ve "-ebilmek" ne kadar "ego" dolu bir kip "-ebileceğinize" olan subjektif inancınızı ifade ederken...
Bayramın ilk günü bilincinizi bu şarkı ile açmayın; benden söylemesi... Sonra bir şeylerin peşinden gitmemenin değil de gitmenin çılgınlığın kendisi olduğunu farkedersiniz. Thom gibi dibe vurup kaçmak gibi bir şansınız da olmayabilir. Diplere inerken vurgun yiyip sınırlarınızı aşabilir, olmadık şeylerle karşılaşabilirsiniz.
İstemeyiz bunu değil mi?
Bir de son bir soru:
Aşk denen şeyi bu şarkıyla çocuğuma anlatsam çok mu acımasız olurum her şeyi "spoil" ederek? Hayalkırıklığı bilerek mi yoksa yaşanarak mı deneyimlenince daha üzücü olur?
A.Y.O.T?
Arpeggi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arpeggi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cuma, Ekim 12, 2007
Perşembe, Eylül 27, 2007
Arpeggi
Lise zamanlarında yani 15-16 yaşlarındayken hayatını en çok ne etkiledi diye sorsalar, Radiohead derdim hiç düşünmeden. O zamanlarda ilk kez dünyada başka hiçbir düşünce tarzının, hiçbir akımın, hiç kimsenin beni etkilemediği kadar çok etkilemişti bu grup. Şimdi büyüdüm ve onlarla tanışmamın üzerinden 10-11 sene geçmiş. Hatırlıyorum da üniversite koridorlarında ilk iki senemde başka bir şey duymak istemediğim, nefret ettiğim okulum ve sevmediğim sınıf/okul arkadaşlarımın içinde beni her şeyden izole edebilen tek şey Radiohead'di. Sonra bir gün çok önemli bir anda bir dostumun bana telefonda tesadüfen dinlettiği müzik de onlarındı.
Şimdi aradan geçen onca zamana rağmen, burada mutfağımda oturuyorum. Küçükken onları nasıl bir hayret ve heyecanla dinliyorsam, onlardan çıkan yeni tüm şarkıları da hala aynı hayretle dinleyebildiğimi farkederek mutlu oluyorum. Küçüklüğüme damgasını vurmuş bir grubun beni bu yaşımda, artık hiçbir şeyin beni kolay kolay şaşırtamadığı bu dünyada böyle etkileyebilmesi, gözümü kapatıp eskiden beri içinde olduğum ve kendi çabamla kurduğum kozamın içinde hala çalıp duruyor olmaları, belki de hiçbir şeyin veremediği bir haz ve hüzün dalgası yaşatıyor.
Çok aşık olduğum bir adama ithaf ediyormuşçasına bana hala böyle yazılar yazdırabildiği için kendilerine hayranım... Onları dinleyerek geçirdiğim ve geçireceğim tüm anlarımın bu denli kendine özgü olduğu ve olacağını bilmek, bana bu grubu neden bu kadar benimsediğimi anlatıyor ve her seferinde onları hiçbir şeyle kıyaslamamam gerektiğini farkediyorum. Asırlar sonra birileri bizden kalıntılar bulacak kadar bu dünyanın içine edersek, bulunmasını istediğim ve burayı temsilen "dünya böyle bir şeymiş demek" denmesini sağlayabilecek bir şey olursa onun Radiohead (ve hatta onlar kadar içimde ayrı yeri olan Sigur Rós) olmasını isterdim...
İyi ki varlar; hep olsunlar; hiç susmasınlar...
"i'd be crazy not to follow
follow where you lead"
diyerek bu videoyu "Imagine Room"a armağan ediyorum...
Radiohead-Arpeggi
Şimdi aradan geçen onca zamana rağmen, burada mutfağımda oturuyorum. Küçükken onları nasıl bir hayret ve heyecanla dinliyorsam, onlardan çıkan yeni tüm şarkıları da hala aynı hayretle dinleyebildiğimi farkederek mutlu oluyorum. Küçüklüğüme damgasını vurmuş bir grubun beni bu yaşımda, artık hiçbir şeyin beni kolay kolay şaşırtamadığı bu dünyada böyle etkileyebilmesi, gözümü kapatıp eskiden beri içinde olduğum ve kendi çabamla kurduğum kozamın içinde hala çalıp duruyor olmaları, belki de hiçbir şeyin veremediği bir haz ve hüzün dalgası yaşatıyor.
Çok aşık olduğum bir adama ithaf ediyormuşçasına bana hala böyle yazılar yazdırabildiği için kendilerine hayranım... Onları dinleyerek geçirdiğim ve geçireceğim tüm anlarımın bu denli kendine özgü olduğu ve olacağını bilmek, bana bu grubu neden bu kadar benimsediğimi anlatıyor ve her seferinde onları hiçbir şeyle kıyaslamamam gerektiğini farkediyorum. Asırlar sonra birileri bizden kalıntılar bulacak kadar bu dünyanın içine edersek, bulunmasını istediğim ve burayı temsilen "dünya böyle bir şeymiş demek" denmesini sağlayabilecek bir şey olursa onun Radiohead (ve hatta onlar kadar içimde ayrı yeri olan Sigur Rós) olmasını isterdim...
İyi ki varlar; hep olsunlar; hiç susmasınlar...
"i'd be crazy not to follow
follow where you lead"
diyerek bu videoyu "Imagine Room"a armağan ediyorum...
Radiohead-Arpeggi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
